9 Ekim 2013 Çarşamba

16. aya selam yaramazlığa devam

Bundan tam 15 ay önceydi,havada kavurucu sıcaklar hakimdi.Muayene olacağım günün doğum yaptığım gün olacağını sonradan öğrenecektim.Nasıl olsa hemen doğmayacak diye doğum çantalarımızı almamıştık yanımıza.Annem eşim karnımdaki oğluşumla çıktık yola,gidiyoruz gisbir hastanesine.Elif tiryaki arkadaşıma mesaj atıp haber verdim yiğenin gelecek diye  Ama yarın olacağını sanıyordum doğumun.Elif teyzesi aradı konuştuk,gelmek için çok can atıyordu.Ama bitürlü gelemedi bazı sebeplerden dolayı.Neyse son çikolatamı yedim,son kez anne karnında çikolata yedi,son kez tekme attı paşam.Hastaneye muayeneye gittik,doktor isterseniz bugün alalım yarın izine çıkacağım ben burdayken seninle ilgilenebilirim demişti Burçak doktorumuz.Ben de çocuğuma biran önce kavuşmanın verdiği heyecanla kabul ettim.Oğlum bitürlü doğmuyordu oyüzden mecburi sezeryan yaptım.Son kez nstye bağlandım,oğluşumun son kez kalp atışlarını dinledim.Çok heyecanlıydım,heyecandan tansiyonum çok çıkmıştı.Çok sabırsızdım yavruma biran önce kavuşmak istiyordum.Ameliyata girmeden annemi görmek istiyorum dedim.O da göreceksin merak etme dediler,eşim hastane için ayırdığımız çantaları almaya gitmişti eve.Ameliyathaneye girmeden söz verdikleri gibi annemle görüştüm.Helallik istedim,ameliyat bu belli olmaz.Fotoğraf makinesini verdi annem,oğlumun doğarken videosunu çekmelerini istiyordum.En çok ta fotoğraf makinesini alamadan doğuma gireceğim o anı kaydettiremeyeceğim diye kaygılanıyordum,kaygılarım boşunaydı.Ameliyat için herşeyi hazırladılar,masaya yattım.Bana epidural mı genel mi olsun dedi hemşire ben de farketmez dedim.O sırada makinemi vermiştim başka hemşireye,o çekecekti oğluşumun doğum anımı.Ben sezeryan olursam hep ayık olmak istiyordum,gönlüme göre de oldu.Belden aşağısını uyuşturdular,önüme görmeyeyim diye bir perde koydular.Belden aşağım uyuştu ama karnıma bastırdıklarında ve bıçak kesişlerini hissedebiliyordum fakat ağrı hissetmiyordum,bana ağrı hissetmezsin ama baskıları dokunmaları hissedebilirsin demişlerdi.Çocuğun adını sordular ,Osman Nuri dedim.Çocuk doğarken hep birlikte slogan attılar "Geliyor,geliyor Osman Nuri geliyor" Ben o anda çok motive olmuştum,çok eğlenmiştim.Yavrumun ilk ağlamalarını duyunca içim çok kötü oldu,çok duygulanmıştım.Biran önce yavrumu kucaklamak istiyordum.Oğluşum saçlıydı,çok şaşırmıştım saçsız bir bebek doğacak diye düşünüyordum.Masmavi gözleri vardı sonradan döndü.Hemşireler sana ödül olarak bu bebeği öptüreceğiz dediler,o an dünyalar benim olmuştu oğlumu doya doya öptüm kokladım ilk ağzımdan çıkan sözcük ise "aşkım" olmuştu. 
Aradan tam 15 ay geçti.Oğluşumun büyüdüğünü görmek beni okadar çok duygulandırıyorki.Acemi annelik dönemimi çoktan atlatıp profosyonel annelik dönemime geçtiğimi anladım.Oğlum bu hayatta benim en değerli varlığım.Onun için gerekirse canımı bile verebilirim.Ömrüm oldukca onu çok iyi yetiştirmeye,vatana millete hayırlı bir evlat olmasını sağlamaya çalışacağım.En önemlisi kendisini asla ezdirmemesini,kendi benliğini türklüğünü korumasını,türküm diye utanmasını değil de gurur duymasını öğreteceğim.Ondan önemlisi ATATÜRK'ü çocuklara unutturmak isteyenlere inat oğlumu sıkı bir ATATÜRKÇÜ olarak yetiştireceğim.

15 aylık olduk 16.aya girdik


 15 ay önce bu saatlerde son nstm vardı bebişin son

tekmelerini hissediyordum.Şimdi ise oğlum 15 aylık oldu

16. ayına girdi.Zaman çok yavaş gibi görünse de çok

hızlı ilerliyor,bu zaman zarfında oğlumla çok kaliteli

vakit geçirmeye çalıştım,onun için en iyi olanı yapmaya

çalıştım.Şimdi oğluma bakıyorum da ne çok yol

katetmişiz beraber,adete onunla yeniden büyüyorum

ben.Çoğu şeyi anlıyor artık,uyurken hiç üzerini

örttürmüyor,örtersek mızmızlanıyor ağlıyor.Çoğu şeyi kendisi yapmak istiyor artık,ayakkabılarını gösterip kapıya gidiyor,elinde anahtar varsa kapıyı açmaya uğraşıyor,oda kapısının anahtarını eline alıp odanın kapısını açmaya ya da kilitlemeye çalışıyor koltuğun üzerine çıkarak.Yine uyku problemimiz var,15 aylık oldu hala uyku düzenimiz oluşmadı.Uyurken elinde ya çubuk kraker ya mama ya da müzik çalan bir telefon olması lazım yoksa uyumuyor ve sallayarak uyuyor.
 Oğluşum tamamen yürüyor ve hatta koşuyor bile :))

Pek kumlarla oynatmadım şuana kadar,kumlarla taşlarlar nasıl oynadı görseniz,tabi arada ağzına atsa da.

 Osman Nuri artık abi oldu :))Kuzeni Aysima Eylül 28 eylülde dünyaya gözlerini açmıştır.


Paşa o paşa ,büyüdü de paşalar gibi oturuyor

Eti puf uf yerler seni :))




Onun arabası var güzel mi güzel :))

uff ya çıkmıyor çoraplarım :))

Yürüteçine kendisi biniyor :)) Bu aralar tırmanma merakı var heryere çıkmaya çalışıyor :)


Kapıyı açmaya çalışırken :)



Heran bir muzurluk peşinde


Altını bezlettirmek istemeyip kaçan Osman Nuri


Çamaşır makinesini karıştıran yaramazım

Yerleri kirlettiğimiz gibi


Süpürürüz de evel allah :))



kendi yemeğimizi kendimiz yeriz


 merdiven meraklısı :)

uff açılmıyor